Banu Conker

Deneyim, denemek…

Hayat bir oyun. Deneye deneye öğreniyoruz. Ruhumuzun bu hayattaki tekamülü için ne gerekliyse, o deneyime çekiliyoruz. Zihnimiz bizi nasıl yönetiyorsa, o deneyime çekiliyoruz. Bunlar bir süre sonra bizim otomatiğimiz oluyor ve hiç fark etmeden içinde oyun oynamaya başlıyoruz. Birini manipüle etmek de bir oyun, manipülasyonun diğer parçası olmak da. Kurban ve kurtarıcı olmak da başka […]

Deneyim, denemek… Read More »

Olmak o halin içinde kalmakla olur.

Bilgi çağında bilge olabilmek…

Her şey çok hızlı, zamanın akışına ayak uydurmak için bizim de hızlanmamız gerekiyor, birçok bilgiye hızla ve kolaylıkla ulaşabildiğimiz zamanların lüksünü yaşıyoruz. Ancak bilgeliğin de hızla azaldığı günlerdeyiz. Bilgi bilge olmak için yeter mi? Yaşlı olan insanların bazıları neden bilgedir, bazıları değildir? Yaşam tarzlarımız, aldığımız bilgileri hayata geçirebilmemiz bilgeliğimizi etkiliyor. Bir bilgiyi almak, işlemek, içselleştirmek,

Bilgi çağında bilge olabilmek… Read More »

Yanlış nerede?

Bu sabahın kelimesi yanlış… YANLIŞ YAN YANLI İste sihir burada. Neden yanlış yaptığımızı düşünüyoruz, neden yanlış yapıyoruz? Sadece tek bir yandan (yönden) bakmak bizi büyük resmi görmekten alıkoyar. Bakış açımız kısır kalır, çözüm görülmeyeni görebilmektir. Bu da ancak olaya tüm yönleriyle yanlarıyla bakarak daha kolay olabilir. Bir şeye yanlı baktığımızda ya da sadece kendi yanımızdan

Yanlış nerede? Read More »

Saflık…

Bizi atalarımızdan ayıran en büyük özellik saflık galiba. Naiflik desem belki daha iyi anlaşılacak. Yapılan yardımın gösterilmemesi, bir elin verdiğini diğer elin bile görmemesi, dolapların içine konulup yemek verildiğinde kimin aldığını görmemek… Bunların hepsi gönülden yapılırken, gösterilmemeye özen gösterilmesi ve kadar büyük bir erdemmiş meğer. Eskiden bu erdem normal ve olması gereken olarak karşılanırken, olmaması

Saflık… Read More »

Katkı olmak…

Farkında olsak da olmasak da katkımız var. Bilsek de bilmesek de katkımız var. Yaptığımız her şeyde, istisnasız hem de… Sokakta yürürken de, alışveriş yaparken de, sohbet ederken de, dinlenirken ve dinlerken de, her şeyde katkımız var. Ne kadar farkındayız, sokakta yürürken birine gülümsediğimizde onun hayatını değiştirdiğimizden? Ne kadar farkında oluyoruz, alışveriş yaparken aldığımız ürünlerle ne bedeller ödendiğine

Katkı olmak… Read More »

Hangi sorular?

Atalarımızın sözleri kadim bilgiler, bazıları kolektif zihinde artık değiştirilmesi gerekse de, acı gerçekler yüzyıllardır söylenip duruyor. Bunlardan biri de ‘insan yedisinde neyse yetmişinde de odur’ Hayatımızın senaryolarının, sahnelerinin çoğu 0-7 yaş arası yaşadıklarımızın yansımalarından izdüşümler… Farkında olmadığımız takdirde iç çocuklarımız görülmek için kendilerini her yerden bize fark ettirmeye çalışıyorlar. Biz bastırdıkça onlar da daha fazla baskı yapıyorlar

Hangi sorular? Read More »

Soru sormayı bilmek…

Soru sormayı biliyor musunuz?Doğru soruyu doğru zamanda sormak ne kadar değerliymiş, son bir yılda bolca örneğini yaşayarak, öğrendim. Cevaplar her zaman geliyor. Nasıl sorusu tam bir anahtar. Size kapalı kapıların üzerinde ne kadar kilit olursa olsun, harika bir şekilde açıyor. O yüzden takıldığınızda hep sorun: Nasıl bu konuyu çözerim, nasıl istediğim işe girerim, nasıl hamile kalırım, nasıl

Soru sormayı bilmek… Read More »

İzmir Depremi…

Bir şekilde korunuyorum. Büyük depremlerin hiçbirini pek duyduğum, olduğu anda anladığım olmadı. Buna şükrederken, büyük acıyı da hissedip bir şekilde ilk başta donuyorum. Yani önce hiçbir şey hissetmiyorum, sonra yavaş yavaş iniyor ve anlıyorum her şeyi.İzmit depreminde de böyle olmuştu, ama TV’de görüntüleri görünce bir anda rahmetli Gazanfer Özcan’ın canlandırdığı Hüsnü Kuruntu’nun sürekli ‘şiştim’ diye dolaşmasındaki şişmenin

İzmir Depremi… Read More »

Beslenmek

Bir arkadaşımla konuştum. Çok kilo aldım, sürekli yiyorum dedi. Hep açım dedi. Bunları okuyunca neler düşündünüz, bilmiyorum. Ben orada en çok ‘açım’ kelimesini duydum, çünkü içinde her tür açlık vardı. Sevgi açlığı, destek açlığı, korunma açlığı…Duymadan, duyularımızı kullanmadan dinlediğimizde ya da sadece iki gözümüzün baktığı perdede gördüklerimizi analiz ettiğimizde söylenecek, yargılayacak ne kadar çok şey bulabiliyoruz.

Beslenmek Read More »

Mekanın cennet olsun Hasan

Bir vefat haberi aldım. Çocukluğumun sokağında, son 22 yıldır neredeyse her gün karşılaştığım, selamlaştığım Hasan kalp krizi geçirip gitmiş. Çok mu samimiydim, hayır. Çok mu şey paylaştım, hayır. Yine de çok üzüldüm. Gençti, kızımla yaşıt, hatta kızımla birkaç yıl bir arada okumuş kızı var, bir de küçüğü… Hasan sessiz bir adamdı benim gördüğüm kadarı ile…Birden aklıma çocukluğumda

Mekanın cennet olsun Hasan Read More »